SEFER TASI

 

Annemler tatilden döneli ve bana bir sefer tası getireli artık ofise sefer tasımla gidiyorum.

Oldukça şık bir sefer tası. Yemeğin yanı sıra aşure, keşkül ya da krema yaptığımda bir de sefer tasıma koyunca öğle yemeğimin üzerine kuş bile kondurabiliyorum.

Nasıl yetiştirildiysem artık, dışarıdan yemek yiyemiyorum. Alışkanlık edinmemişim. Aç kalırım, yine de dışarıdan bir şeyler alıp atıştırmayı beceremem. Benim zamanımda marketten salata filan alınmazdı. Hatta marketten alış veriş yapmak israftan sayılırdı. Daha da ötesi ben Türkiye’de yaşarken market de yoktu. Dışarıdan yemek yenmediği gibi öyle abur cubur da alınıp yenilmezdi. Devir geçim devriydi.

Amsterdam’a taşındıktan sonra yoğurt yine evde yapılmaya devam edildi. Ekmek, artık sağır sultan da biliyor ki, Türk mutfağında çok önemli bir yer teşkil ediyor. Hollanda ekmeğine alışıncaya kadar ekmek bir süre evde yapılmaya devam edildi. Sonra Türk ekmekçiler açıldı da nispeten her gün evde hamur yoğurmaktan kurtulduk. Meşrubat mı? O da limondan elde edilen limonata, vişne ve çilek şerbeti idi. Atıştırmalık? Duyamadım… Cips mi? Mısır patlatmaya ne dersiniz? İşte böyle geçti yıllar. Sonrasında bir market furyası başladı ki sormayın gitsin. Salata bile artık marketten alınır oldu.

Sonra ne oldu bilinmez. Devir yine ufak ufak değişmeye mi başladı ne?

Ofiste arkadaşlar mutlu mesut bakıyorlar sefer tasıma, biraz da merakla. Her gün bir başka maharet çıkıyor içinden.

Bu gün sefer tasımda neler mi var?  

İşte buyurun…

Bulgur pilavı, salata ve yoğurtlu krema.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !